ENERJİ ZAMLARI YOKSULLUĞU DERİNLEŞTİRİYOR, FATURA HALKA KESİLİYOR!
Elektrik ve doğal gaz fiyatlarına yapılan yaklaşık %25 oranındaki son zamlar, zaten ağırlaşan yaşam koşulları altında ezilen milyonlarca tüketici için yeni bir yük anlamına gelmektedir. Üstelik doğal gazda devlet desteğinin azaltılması ve elektrikte kademeli tarife/kilovat sınırı uygulamalarıyla birlikte, tüketicilerin ödeyeceği faturalar daha da artacaktır.
Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda;
- Küresel enerji fiyatlarındaki artış, döviz kurlarındaki yükseliş, enerji ithalat maliyetlerinin artması, jeopolitik gelişmeler ve savaşların enerji piyasalarına etkisi gibi gerekçeler öne sürülmektedir.
Bu gerekçeler ne olursa olsun, ortaya çıkan maliyetin doğrudan halka yüklenmesi kabul edilemez.
ENERJİ TEMEL BİR HAKTIR, LÜKS DEĞİLDİR
Elektrik ve doğal gaz; ısınma, aydınlanma ve yaşamın sürdürülebilmesi için temel bir ihtiyaçtır.
Bu nedenle enerji hizmetleri ticari bir meta değil, kamusal bir hak ve kamusal bir hizmettir.
Dolayısı ile enerji hizmetleri piyasa koşullarına ve ranta terk edilemez, kamusal hizmet anlayışıyla sunulmalıdır.
Enerji arzı; kâr ve rant odaklı değil, insan odaklı, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde planlanmalıdır.
Bugün gelinen noktada; Elektrik faturaları kira kadar yük, doğal gaz faturaları ise dar gelirli yurttaş için ödenemez hale gelmiş,
Özetle; kademeli tarifeler ve destek kesintileriyle tüketici cezalandırılır hale getirilmiştir.
YOKSUL HALK BU FATURALARI NASIL ÖDEYECEK?
86 Milyon tüketici adına soruyoruz; aldığı asgari ücretin açlık sınırının altında kalan Geliri artmayan, aksine alım gücü düşen yurttaş bu zamlı faturaları nasıl ödeyecektir?
Bugün milyonlarca insan; Faturalarını ödeyebilmek için temel gıda harcamalarından kısmakta, Isınmamakta ya da karanlıkta yaşamayı tercih etmek zorunda kalmaktadır.
Bu tablo enerji yoksulluğunun derinleştiğini açıkça göstermektedir.
HER ZAM DEVLETE DAHA FAZLA VERGİ DEMEKTİR
Enerji fiyatlarına yapılan her artış sadece faturayı değil, devletin tahsil ettiği dolaylı vergileri de artırmaktadır.
KDV ve diğer vergi kalemleri, zamlı tarifeler üzerinden hesaplandığı için: Zam yapıldıkça devletin vergi geliri de artmaktadır. Devlet kendi alacağı vergiden feraket etmiyor aksine artırıyor, ancak ekonomik yük büyük ölçüde tüketicinin sırtına bırakılmaktadır.
SAVAŞIN FATURASI HALKA KESİLEMEZ
Küresel ölçekte yaşanan savaşlar ve enerji krizleri gerekçe gösterilerek yapılan zamlar, doğrudan yurttaşın yaşamına yansıtılmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki: Savaşların ve küresel krizlerin bedeli halka ödetilemez.
Enerji politikaları; Tüketiciyi koruyan, sosyal devlet ilkesine uygun, dar gelirliyi gözeten bir anlayışla belirlenmelidir.
TALEPLERİMİZ
- Enerji hizmetleri kamusal hizmet olarak yeniden yapılandırılmalı, piyasa odaklı yaklaşımlardan vazgeçilmelidir.
- Enerji zamları geri çekilmeli veya dar gelirli için sübvanse edilmelidir.
- Doğal gaz ve elektrik destekleri artırılmalı, azaltılmamalıdır.
- Kademeli tarifelerden vaz geçilmelidir. Yoksulluğa karşı yaşam mücadelesi veren halk tüccar olarak değerlendirilemez. Kademeli tarife tüccarlara uygulanmalıdır. Tüketiciyi cezalandıran uygulamalardan vazgeçilmelidir.
- Enerji üzerindeki vergi yükü düşürülmelidir.
- Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak, kamu yararını esas alan politikalar geliştirilmelidir.
- Asgari ücretli ve emeklilerin tüketiminden enerji bedeli alınmamalıdır.
Enerji bir lüks değil, yaşam hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.
Kamusal hizmet olarak sunulması gereken enerjiye erişimin zorlaştırılması kabul edilemez.
Tüketici bu yükü taşıyamaz!
Enerji hakkı korunmalı, halkın sesi duyulmalıdır!
Tükoder
