Mevzuat
04/08/2008 // Tükoder
Tüketici hakları evrenseldir, tüketici sorunları da evrenseldir
Çok eski tarihlerden bu yana, çeşitli hukuk sistemlerinde (örneğin, Roma hukukunda) tüketicinin aldatılmasını önlemeye yönelik hükümler yer almıştır. Ancak tüketici hakları tarihi, uzun ve zorlu mücadeleler ile doludur.
Türkiye’de tüketicinin korunmasına yönelik düzenlemelerin geçmişi, Osmanlı dönemine dek uzanır. İhtisap adı verilen ve üretici, dağıtıcı ile tüketici arasındaki güç dengesini sağlamaya yönelik üçlü sistem, şehir temizliği gibi işlerin yanısıra, esnafın malları eksik tartmaması, yiyecek maddelerine hile katılmaması gibi konulardada fonksiyonel olmuştur. Ahilik sistemi de uzun süre kontrol işlevi görmüştür.
Tüketici hakları evrenseldir, tüketici sorunları da
evrenseldir
Çok eski tarihlerden bu yana, çeşitli hukuk sistemlerinde
(örneğin, Roma hukukunda) tüketicinin aldatılmasını önlemeye yönelik hükümler
yer almıştır. Ancak tüketici hakları tarihi, uzun ve zorlu mücadeleler ile
doludur.
Türkiye’de tüketicinin korunmasına yönelik düzenlemelerin
geçmişi, Osmanlı dönemine dek uzanır. İhtisap adı verilen ve üretici, dağıtıcı
ile tüketici arasındaki güç dengesini sağlamaya yönelik üçlü sistem, şehir
temizliği gibi işlerin yanısıra, esnafın malları eksik tartmaması, yiyecek
maddelerine hile katılmaması gibi konulardada fonksiyonel olmuştur. Ahilik
sistemi de uzun süre kontrol işlevi görmüştür.
Bugün tüketicinin korunması ile ilgili mevzuatın başında
1982 Anayasası gelir. Anayasamızın 172. maddesinde, “Devlet, tüketicileri
koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu
girişimlerini teşvik eder.” hükmü yer alır.
Bunun dışında tüketici;
Yasalar, Yönetmelikler, Tebliğler, Mahkeme Kararları
ile korunur.
23.02.1995 tarihli ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun’un 08.09.1995 tarihinde yürürlüğe girmesinden önce sadece
Borçlar Kanunu’un 1 ile 66. maddeleri arasında yer alan sözleşmeler ile ilgili
düzenlemeler ve 194 ile 207. maddelerindeki ayıp ve gizli hükümleri; Türk
Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümleri; Ceza Kanunu’nun bazı
maddeleri geçerliydi. Ancak, 13.12.1994 tarihli 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun ve Tüketici Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden itibaren, tüketici
hukukunun sınırları çizilmiştir. Türkiye’ye, 1999 yılında, Avrupa Birliği’ne adaylık
statüsü verilmesi ile birlikte, tüketici hukuku konusunda yeni bir tartışma
başladı.
AB’ne uyum sürecinde Türk hukuk sisteminin düzenlenmesi
kapsamında tüketici hukukuna ilişkin mevzuattaki eksiklikler ve aksaklıkların
giderilmesi için TÜKODER üzerine düşeni yapmakta ve yapmaya devam edecektir.
|